olsa da - Türkçe İngilizce Sözlük

olsa da

"olsa da" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 4 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
olsa da even zf.
Even though the app is free, you can subscribe to a few paid services like TomTom and HERE for more accurate results.
Uygulama ücretsiz olsa da, daha doğru sonuçlar için TomTom ve HERE gibi birkaç ücretli hizmete abone olabilirsiniz.

More Sentences
olsa da though bağ.
I agree with most, though not all, of what has been said here.
Burada söylenenlerin hepsine olmasa da çoğuna katılıyorum.

More Sentences
olsa da yet bağ.
olsa da albeit bağ.

"olsa da" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 114 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
azalarak da olsa devam etmek/sürmek continue albeit at a diminishing pace f.
zorla da olsa bir kelam etmek get a word in edgewise f.
öyle olsa da ever so zf.
biraz da olsa even if just a smidgen zf.
biraz da olsa leastwise zf.
biraz da olsa even if just a pinch zf.
biraz da olsa even if just a drop zf.
biraz da olsa at the least zf.
biraz da olsa even if just a tad zf.
az da olsa at the least zf.
az da olsa even if just a tad zf.
az da olsa even if just a drop zf.
az da olsa leastwise zf.
az da olsa even if just a pinch zf.
az da olsa even if just a smidgen zf.
az da olsa thought zf.
az da olsa marginally zf.
her ne kadar olsa da although yet bağ.
her ne kadar olsa da although still bağ.
Öbek Fiiller
zor da olsa ilerlemek/devam etmek push forward f.
zor da olsa ilerlemeye devam etmek push forward f.
zor da olsa ilerlemeye devam etmek push forward f.
zor da olsa ilerlemeye devam etmek press forward f.
zor da olsa ilerlemek/devam etmek press forward f.
zor da olsa ilerlemek/devam etmek push forward f.
(bir konuda) ağır ağır da olsa azimle ilerlemeye çalışmak slug away (at something) f.
zor da olsa ilerlemeye devam etmek press onward f.
(birine) (kötü olsa da) istediğini vermek pander to (one) f.
(zor da olsa) seçebilmek make out f.
(zor da olsa) anlayabilmek make out f.
İfadeler
az da olsa even a little expr.
biraz da olsa even if just a hint expr.
biraz da olsa even if just a bit expr.
biraz da olsa even if just a dash expr.
az da olsa even if just a bit expr.
az da olsa even if just a dash expr.
az da olsa even if just a hint expr.
şu duvarların dili olsa da konuşsa if these walls could talk expr.
öyle olsa da but hey expr.
olsa da olmasa da whether or no expr.
olsa da olmasa da if and when expr.
her ne kadar doğru olsa da be it as it may expr.
çok düşük bir ihtimalle olsa da in the unlikely event expr.
çok düşük bir ihtimalle olsa da in the unlikely event of expr.
az da olsa however slight expr.
Atasözü
daha mütevazı da olsa kendi işinin patronu olmak, başkasının yanında çalışmaktan daha iyidir better be the head of a dog than the tail of a lion
biri bir şeyin kontrolünü/mülkiyetini elinde bulunduruyorsa başka birinin yasal hakkı olsa da bunu o kişinin elinden alması çok zordur possession is nine points/tenths of the law
baba parası/miras yemektense az da olsa alın teriyle kazanmak yeğdir better a dollar earned than ten inherited
Konuşma Dili
kişinin, halihazırda bir ilişki içinde olsa da yeni bir ilişki arayışında olması monkey branching i.
başkalarının zararına da olsa başarı/para/statü peşinde koşmak be on the make f.
yaygın görüşe aykırı olsa da kendine has zevkleri olmak know what (one) likes f.
az da olsa in the least expr.
olsa da olmasa da in any case expr.
çok düşük bir ihtimalle olsa da in the unlikely event that something happens expr.
olsa da olmasa da (something) or no (something) expr.
ucuz da olsa pahalı da olsa damn the expense expr.
az da olsa (bir şey) yok not a trace (of something) expr.
ne kadar çok olsa da as much as expr.
hayatım pahasına da olsa if it's the last thing I do expr.
başarılı olsa da olmasa da win or lose expr.
Deyim
sorulmamış olsa da (birinin) fikri/görüşü (one's) two cents' worth i.
zararı olsa da gerekli şey a necessary evil i.
büyük bir düşüşün ardından söz konusu hisse senedinin az da olsa değer kazanması deadcat bounce i.
gözleri kapalı olsa da bilmek see with half an eye f.
kazanma şansı az da olsa şansını denemek chance one's arm f.
birine (kötü olsa da) istediğini vermek pander to somebody f.
(zor da olsa) hayatını idame ettirmek keep one's head above water f.
(az da olsa) soruna müdahale etmek put (one's) finger in the dyke f.
zor da olsa yeni koşullara uyum sağlamak bend in the wind f.
az da olsa sahip olduklarıyla/elindekilerle yetinmeyi bilmek thank god for small mercies f.
zor da olsa yeni koşullara uyum sağlamak bend with the wind f.
kazanma şansı az da olsa şansını denemek chance your luck f.
kazanma şansı az da olsa şansını denemek chance your arm f.
(zor da olsa) hayatını idame ettirmek keep head above water f.
(zor da olsa) hayatını idame ettirmek keep your head above water f.
her ne kadar doğru olsa da be that as it may expr.
çok düşük bir ihtimalle olsa da in the unlikely event of something expr.
doğru da olsa be that as it may expr.
yanlış/hatalı olsa da tamamen normal/anlaşılır bir durum (one) could be forgiven for (doing something) expr.
yanlış/hatalı olsa da tamamen normal/anlaşılır bir durum (one) might be forgiven for (doing something) expr.
yanlış/hatalı olsa da tamamen normal/anlaşılır bir durum (one) will be forgiven for (doing something) expr.
ne de olsa o da insan the best of men are but men at best expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan crazy enough (that) it might just work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan crazy enough (that) it just might work [cliché] expr.
sıra dışı/alışılmamış olsa da işe yaraması muhtemel crazy enough (that) it just might work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da aslında işe yarama olasılığı olan so crazy (that) it might actually work [cliché] expr.
sıra dışı/alışılmamış olsa da aslında işe yaraması muhtemel crazy enough (that) it might actually work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da aslında işe yarama olasılığı olan crazy enough (that) it might actually work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan so crazy (that) it just might work [cliché] expr.
sıra dışı/alışılmamış olsa da işe yaraması muhtemel crazy enough (that) it might just work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan (just) crazy enough to work [cliché] expr.
sıra dışı/alışılmamış olsa da aslında işe yaraması muhtemel so crazy (that) it might actually work [cliché] expr.
sıra dışı/alışılmamış olsa da işe yaraması muhtemel so crazy (that) it might just work [cliché] expr.
çılgınca/saçma olsa da işe yarama olasılığı olan so crazy (that) it might just work [cliché] expr.
sıra dışı/alışılmamış olsa da işe yaraması muhtemel (just) crazy enough to work [cliché] expr.
sıra dışı/alışılmamış olsa da işe yaraması muhtemel so crazy (that) it just might work [cliché] expr.
(bir şeyden) ne kadar olsa da no amount of (something) expr.
Konuşma
olsa da olmasa da whether or not expr.
olsa da olur olmasa da olur I can take it or leave it expr.
çok geç olsa da even though it was too late expr.
zar zor olsa da though just barely expr.
zar zor da olsa though just barely expr.
yanlış/hatalı olsa da tamamen normal/anlaşılır bir durum (one) would be forgiven for (doing something) expr.
öyle de olsa böyle de olsa bu işi yapacağız (batsa da çıksa da bundan geri durmak yok !) we're going to do it, sink or swim! expr.
Ticaret/Ekonomi
hisse senetlerinde artış olsa bile hisse başına karın artışı ya da hisse başına zararın azalışı antidilution i.
piyasanın kriz sonrasında düşüş eğiliminden kurtulamasa da az oranda bile olsa toparlanması dead-cat bounce i.
büyük bir düşüşün ardından söz konusu hisse senedinin az da olsa değer kazanması dead cat bounce i.
Hukuk
suçluluğu ispat edilene kadar şüpheli ya da sanık da olsa herkesin masum ve suçsuz olduğu ilkesi presumption of innocence i.
geç tamamlanmış olsa da gerçek tarihinden daha erken bir tarihte tamamlanmış gibi muamele etmek relation back f.
geç tamamlanmış olsa da gerçek tarihinden daha erken bir tarihte tamamlanmış gibi muamele etmek relate back f.
İstatistik
ekonomi iyi olsa da istihdam imkanı bulunmayan nüfus residual unemployment i.
Biyoloji
anlamlı olsa da ürettiği elemanların görevlerini yerine getirmediği hasarlı bir dna dizilimi missense i.
Coğrafya
sabah uygun koşullar altında askeri operasyonların sınırlı da olsa yapılabildiği zaman dilimi begin morning nautical twilight i.
sabah uygun koşullar altında askeri operasyonların sınırlı da olsa yapılabildiği zaman dilimi bmnt (begin morning nautical twilight) kısalt.